Bugün bu yazıyı sadece bu yüzden yazmak istedim. Haberde Daum’un sözleşmesinde, “Sadece Başkan Yıldırım’a karşı sorumlu olacağı” maddesinin altı çiziliyor ve Aykut Kocaman’ın Daum’a karışamayacağı vurgulanıyordu.
Dün Sivas’ta değildim ve bu maça yorum yazmayacaktım. Ama televizyondan seyrettikten sonra yazmaya karar verdim. Çünkü mutlak kazanılması gereken Denizlispor maçında o kadro zenginliği içinde Uğur ve Özer varken veya üç forvet başlamak varken Vederson’u solaçık başlatan Daum, bırakın Aykut Kocaman’a karşı sorumlu olup olmamayı, sokaktaki Fenerbahçe’yi tutan simitçiye karşı da, kışlada nöbet bekleyen askere karşı da, Meclis’te siyaset yaparken karşı partiden arkadaşıyla futbol üzerine şakalaşan milletvekiline karşı da sorumludur..
Daum ders çıkarmalı
Daum’un sözleşmesinde böyle bir madde bulunabilir. Ama Özer’i oynatmazsa, Uğur varken Vederson’u solaçığa yerleştirmeye kalkarsa, bazı maçlarda inatçılığı puan kaybına yol açarsa Aykut Kocaman devreye girer. Çünkü Başkan, Aykut’u o yüzden sportif direktör yapmıştır. “Al karşına Daum’u konuş” demez..
Gerekirse Daum’la başkaları konuşur, sözleşme yerine gelir.. Ama Fenerbahçe’nin başı Aziz Yıldırım’sa, Aykut’a Fenerbahçe’nin geleceği olarak bakıyorsa, Daum’un Denizli ve Sivas maçlarındaki solaçık tercihlerinden ders çıkarması ve artık transfer istememesi gerekir..
Disiplin gösterisi
MAÇLA ilgili fazla bir şey yazmak gereksiz.. 4 as oyuncunun tribünde oturtulması bir disiplin gösterisi. Ama iki haftada 8 golle kazanılan iki lig maçının ve idmanlardaki aşırı çalışmanın ardında yatan temel öge Toulouse’da gol atan Kazım’ın gönderilişinde aranmalı..
Fenerbahçe şampiyon olur ya da olmaz.. Ama yapılan işler iyi. Daum doğru seçimdi, Aykut’u oraya getirmek doğru hamleydi, Kazım’ı göndermek doğruydu.
Cezalıları Sivas’ta oturtmak da öyle.. Doğruları yapınca goller de geliyor iyi futbol da..